Demokratik, Laik, Sosyal, Hukuk Devleti Üzerine

Bilenlerin malumu, Türkiye Cumhuriyeti devletinin halen yürürlükte bulunan anayasası; 7 Kasım 1982 “halkoylaması” ile kabul edilen anayasadır ve 12 Eylül 1980 Askerî Darbesi sonrası, cunta komitesi tarafından güya “anayasa” hazırlamak üzere, “kurucu meclis” diye oluşturulan Danışma Meclisi ve Millî Güvenlik Konseyi marifetiyle kaleme alınmıştır. Cunta komitesi Millî Güvenlik Konseyi’nin irade bildirimi mahiyetinde ilan ettiği 29 Haziran 1981 tarihli ve 2485 sayılı Kurucu Meclis Teşkili Hakkında Kanun’a göre, kurucu meclis iki ayrı organdan oluşuyordu; Millî Güvenlik Konseyi ve Danışma Meclisi.  Okumaya devam et

Genel Felsefe, Güncel Yazılar, Siyaset kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

Taliban’ın İslam’ı Geleneksel İslam’dan Farklı mı?

1994 yılı itibarıyla varlığından söz edilmeye başlanan Taliban Hareketi’nin kökenlerini, Aralık 1979‘da Afganistan’a yönelik gerçekleştirilen Sovyet-Rus işgaline dayandırmak pekâlâ mümkün… İşgale karşı direnen ve Afgan kurtuluş savaşını başlatan mücahit grupların Sünnî-Peştun kolu, Taliban Hareketi’nin ana kaynağını teşkil etmektedir… Okumaya devam et

Siyaset, WEB kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

Anarşizm Üzerine

Anarşizm, Yunanca anarche kavramından türetilmiş olup, baskı aracı ya da şiddet tekeli anlamında siyasi otorite olmaksızın tasarlanan bir toplumsal hayat savunusuna verilen isimdir. Böyle bir toplumda düzen, itaat ya da yasa yoluyla değil hem üretim ve tüketim amacıyla hem de medeni insanın ihtiyaç ve özlemlerini tatmin amacıyla yapılan etik temelli sözleşmelerle sağlanır. Bir toprak parçasına bağlı bireyler arasında özgürce yapılan bu sözleşmeler, yine bireyler tarafından oluşturulan gönüllü birlikler aracılığıyla yürütülür. Okumaya devam et

Genel Felsefe, Siyaset, WEB kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

Felsefe ve Din Çatışması Üzerine

Varlığa ve hayata yahut eşyaya ve insana dair “hakikati temsil”, “hakikati araştırma” iddiasının söz konusu olduğu her yerde, şüphesiz asıl rekabet, “din” ile “felsefe” arasında cereyan etmektedir… Din, kaynağı ve kriteri kutsal ya da kutsal olduğuna inanılan bilgi; felsefe ise kaynağı da kriteri de rasyonalite ve empirik veriler, akıl ve tecrübe olan bilgi (philo-sophia) “bilgelik sevgisi”dir… Hemen hemen hiçbir dinî mesele yoktur ki aynı zamanda felsefî bir mesele olmasın… Okumaya devam et

Genel Felsefe, İslam Felsefesi, Siyaset, WEB kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

Klasik ve Modern Siyaset Felsefesi Ayrımı Üzerine

Siyaset felsefesi, toplumsal ve siyasal hayatla ilgili problemlere bir takım çözümler bulmak üzere ortaya çıkan düşünsel formdur. Bu düşünsel formda hedeflenen, insanî-toplumsal düzenin nasıl olması gerektiğine yönelik teorik bir zemin hazırlamaktır.[1] Bu zemin aynı zamanda siyasetin tanımını teşkil edecektir. Siyaset felsefesi terkibindeki ‘felsefe’ terimi, konuyu ele alış tarzını, rasyonaliteyi ve evrensel ölçülerde kapsamlı olmayı; ‘siyaset’ terimi ise hem konuyu hem de insanlığın özgürlük, eşitlik ve ekonomik refah gibi nihaî hedeflerini ifade eder. Okumaya devam et

Genel Felsefe, Siyaset, WEB kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

Amerikan Okullarındaki “Ant” (Pledge of Allegiance / Bağlılık Yemini) Üzerine

AKP’nin; Türkiye’deki Kürt sorunuyla alakalı, terörün sona erdirilmesi ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesine dair “çözüm süreci” uygulamaları çerçevesinde, gerçekleştirdiği icraatlardan biri de “öğrenci andı” olarak yazılan ve 1933′ten beri ilköğretim okullarında okutulan, tek-parti diktatörlüğüne mahsus metni, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2013 yılında çıkardığı yeni bir yönetmelikle güya kaldırmasıdır. Aslında kaldırılan bir şey yok… Metin ilköğretim kitaplarında 2021 yılı itibarıyla halâ duruyor… Şiarı “…mış gibi görünmek”; “dindar-mış, demokrat-mış, milli-imiş, yerli-imiş, vs.” olan AKP bu hususta da “kaldır-mış” gibi görünüyor… Okumaya devam et

Eğitim, Güncel Yazılar, WEB kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

Siyasî Eşitlik Üzerine

Fransız  filozof J. J. Rousseau; “İnsanlar Arasındaki Eşitsizliğin Kaynağı” üzerine yaptığı incelemede,  idealindeki ülkeyi tasvir ederken mealen şöyle diyor: “Seçecek durumda olsaydım, insanların özgürce yaşadığı; devletin ve halkın çıkarlarının aynı olduğu, hukuktan başka efendinin bulunmadığı, yalnızca kanunların otoritesiyle güvenliğin sağlandığı; yurt sevgisinin kuru toprak sevgisi olmaktan çıkarılıp, yurttaş sevgisi haline getirildiği, yönetime sadece yurttaşların en yetenekli, en dürüst ve en erdemli olanlarının seçildiği bir ülkede yaşamak isterdim. Okumaya devam et

Güncel Yazılar, Siyaset, WEB kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

“Cumhuriyetin Temel İlkeleri” Üzerine

Demokrasi üzerine kaleme aldığı kitaplarıyla efsanevi bir üne sahip olan ABD’li siyaset teorisyeni Robert A. DAHL; siyasal sistem anlamında “cumhuriyet” ve “demokrasi” (respublicus – demokratia) ayrımlarının esas itibarıyla ait oldukları dillerden, Latince ve Yunanca arasındaki farktan ibaret olduğunu söylerken elbette sistemin Atinalılar tarafından icat edildiği günden bugüne pratikte değişik görünümlerinin bulunmadığını ve tedrici bir gelişim seyri takip etmediğini kastetmiyordu.[1] Kastettiği şey yönetim formunun bina edildiği temel ilkelerin hep aynı kaldığıydı. O ilkeler de “siyasî eşitlik” ve “rızaya dayalı yönetim”dir… Okumaya devam et

Güncel Yazılar, Siyaset, WEB kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

Karl Marx’ın Siyaset Felsefesi

Sosyalizmin kurucu babalarından Karl Marx (1818-1883); Prusya Krallığı’nın (Almanya) Treves (Trier) kentinde, Yahudi haham bir aileye mensup olan fakat daha sonra Protestanlığı seçen, avukat/yargıç Herschel Marx’ın sekiz çocuğundan ikincisi olarak dünyaya gelmiştir. Treves şehri, on dokuzuncu yüzyılın başlarında, muhtelif nedenlerden ötürü, meskun Yahudiler arasında yoğun Hıristiyanlaşma hareketlerinin yaşandığı bir bölgedir. Alt tabakalara mensup Yahudilerin din değiştirmeleri pek fazla dikkat çekmezken, şehrin yargıcı Herschel Marx’ınki bir hayli dikkat çeker. Okumaya devam et

Genel Felsefe, Siyaset, WEB kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı

Jean-Jacques Rousseau’nun Siyaset Felsefesi

Jean-Jacques ROUSSEAU (1712-1778), şüphe yok ki on sekizinci yüzyıl Avrupa entelektüel tarihi üzerinde en derin etkiyi yaratan düşünürlerin başında gelmektedir. Başka hiç kimse hem hayatı hem de eserleriyle yaşadığı toplumda onun kadar heyecan uyandırmamış ve yine hiç kimse onun kadar statükoyu rahatsız etmemiştir. Aydınlanmanın sonuçlarına hem o kadar düşman hem de onun kazandırdığı siyasal kimlikten onur duyan Rousseau’dan başka bir düşünür bulunmamaktadır.  Okumaya devam et

Genel Felsefe, Siyaset, WEB kategorisine gönderildi | Yorumlar Kapalı