Modernitenin zorunlu sonuçlarından ve en önemli açmazlarından biri şüphesiz ahlak, hukuk ve siyaset arasındaki simetrik ilişkilerin birbirinden koparılmasıdır. Hiyerarşik bir siyasal yapılanma olan ve meşruiyetini “din”den alan “aristokrasiler”eşitlik ve özgürlük idealleriyle yıkılıp, yerlerini meşruiyetini halktan ve rasyonel temelli insan hakları öğretisinden alan yeni rejim demokrasilere (cumhuriyetlere) terk edince ahlak, hukuk ve siyaset arasındaki simetrik ilişkiler de zorunlu olarak terk edilmiştir. Okumaya devam et